Acıpayamlı Şoför Esnafına D4 Yetki Belgesi İçin Süre Uyarısı

Acıpayamlı Şoför Esnafına D4 Yetki Belgesi İçin Süre Uyarısı

Acıpayam Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Fahrettin Afşar, yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan esnafı, bulundurma zorunluluğu olan D4 yetki belgesini indirimli alma süresi konusunda uyardı.

Acıpayam Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Fahrettin Afşar, yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan esnafı, bulundurma zorunluluğu olan D4 yetki belgesini indirimli alma süresi konusunda uyardı.

Afşar, gazetecilere yaptığı açıklamada, il içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan esnafın, D4 yetki belgesi bulundurmasının zorunlu olduğunu hatırlatarak, “Yolcu taşımacılığı yapan şoför esnafı, bu belgeyi 31 Aralık’tan önce yüzde 85 indirimli olarak alabilir. Şoförlerin güzergah İzin Belgelerini D4 Yetki Belgesi olarak değiştirmek için gerekli evrakları odamızdan hazırlatarak dosyalarını bir an önce İzmir Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’ne teslim etmeleri gerekiyor” dedi.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Acıpayam Devlet Hastanesi’nin Temizlik İhalesi Yeniden Yapılacak

Acıpayam Devlet Hastanesi’nin Temizlik İhalesi Yeniden Yapılacak
Haber Yayın Tarihi : 13.12.2011 15:40
Anadolu Ajansı
Acıpayam Devlet Hastanesi’nin temizlik ihalesinin, ihaleye katılan şirketler yeterli kriterleri taşımadığı gerekçesiyle yenileneceği bildirildi.

Acıpayam Devlet Hastanesi’nin temizlik ihalesinin, ihaleye katılan şirketler yeterli kriterleri taşımadığı gerekçesiyle yenileneceği bildirildi.

Acıpayam Devlet Hastanesinde yemek, otomasyon ve temizlik olmak üzere üç değişik hizmet için ihale yapıldı.

Yemek ve otomasyon ihtiyacı, gerekli şartları ve uygun teklifi veren firmalara ihale edilirken, temizlik ihalesinin yenileneceği belirtildi.

Acıpayam Kaymakamı Uğur Kalkar, konu hakkında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Temizlik hizmeti ihalesine katılan 4 firma, uygun ve yeterli teklifi sunmadıkları için ihale komisyon tarafından, ihale iptal edildi. Önümüzdeki günlerde yeniden ihaleye çıkılacak. Bu süre zarfında temizlik hizmetini yine eski firma devam ettirecek” dedi.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

THY’nin Yeni Uçakları Boeing 737-900ER serisi “Amasya” ve “Denizli” adlı iki uçak

Türk Hava Yolları’nın (THY) filosuna kattığı ve daha çok Afrika seferlerinde kullanacağını belirttiği yeni nesil Boeing 737-900ER serisi “Amasya” ve “Denizli” adlı iki uçak, bugün THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve THY Genel Müdürü Temel Kotil tarafından basına tanıtıldı.

THY Teknik Hangarı önünde park eden her iki uçaktan ‘Denizli’ adlı Boeing 737-900ER serisi uçağın içinde basın tanıtımını yapan Hamdi Topçu ve Temel Kotil, ortak yaptıkları açıklamada, uçuş güvenliğini her şeyden üstün tuttuklarını, bu konuda harcamalarda hiçbir kısıntı yapmadıklarını, güvenlik konusunda dünya standartlarında olduklarını söylediler.

Hamdi Topçu, yeni nesil Boeing 737-900ER tipi iki uçakla filodaki uçak sayısının 179 olduğunu belirterek, uçağın koltuk yapısı hakkında şu bilgileri verdi:

“Sözkonusu uçaklarda ilk ve en çarpıcı yenilik, THY’nin bu uçaklarla birlikte dar gövde tabir edilen uçaklarında son sistem koltuk tipi seçildi. Koltukları yapan RECARO firması, koltuk konusunda dünyanın en iyi firmalarından bir tanesidir. Koltukların genel tasarımı ve koltuk kılıfı tasarımında THY’nin dar gövde uçakları için dünyaca ünlü bir tasarım firması ile birlikte geliştirdiği yeni konseptin detayları uygulanmıştır. Koltuk kılıflarında koyu mavi deri üzerine THY’nin kurumsal rengini hatırlatması açısından kırmızı renk uygulaması ilave edilmiştir. Koltuk aralıkları daha geniş tutulmuştur.”

THY Genel Müdürü Temel Kotil de yeni uçaklarla ilgili olarak ilave yakıt tankları sayesinde uçuş menzilinin uzadığını belirterek şunları söyledi:

“Bu uçağın en çarpıcı tarafı yakıt sistemleri ile ilgilidir. Zira sözkonusu uçaklara ilave yakıt tankı konularak menzilleri artırılmıştır. Uçaklarımızdaki tüm koltuklarda yer alan geniş ekranlarla yolcularımız ‘PLANET’ markası ile lanse edilen Türk Hava Yolları’na ait IFE sistemi ile yaklaşık 400 adet film, belgesel, dizi vb yayınlar, TRT ve Power FM’in hazırlamış olduğu yaklaşık 500′ün üzerinde cd’lik müzik kütüphanesi, bireysel ve çoklu oyun seçenekleri ile uçuşlarını daha keyifli hale getirebilirler.

Bu uçaklarda, business class koltuklarda yer alan USB outlet ile yolcularımız kişisel USB’lerde yer alan müzikleri dinleyebilirler, resimlere ve pdf formatındaki dokümanlarını inceleyebilirler, USB ile şarj edilebilecek kişisel elektronik aletlerini şarj ediebilirler, ipod outlet ile ipod/iphone cihazlarındaki müzik/filmleri dinleyip izleyebilirler ve resimlerine göz atabilirler, power outletler aracığı ile de kişisel bilgisayar v.b cihazlarını şarj edebilirler.

PLANET, yolcularımıza Türkçe, İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Rusça, Arapça, Almanca ve Farsça olmak üzere 8 ayrı dilde hizmet vermektedir.”

THY PİLOTLARI LİSAN BİLMİYOR İDDİASI

Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, Danimarka basınında bugün çıkan THY pilotlarının lisan bilmediği ve yetersiz olduğu şeklindeki bir haberle ilgili bir soruyu, “Bugün bu haberi ben de okudum. Maksatlı bir haber olduğu anlaşılıyor. Şartlara uygun olmayan, işe almadığımız bu arkadaşlar THY’yi karalama yoluna gitmişlerdir. Üzüntü verici bir açıklama. THY şu anda tüm uluslar arası uçuşları gerçekleştirebilecek pilotlardan oluşuyor” diyerek yanıtladı.

Genel Müdür Temel Kotil ise, “Talihsiz bir açıklama. İlgili gazeteci bizimle uzun süre temasta oldu. Biz ona defalarca durumu izah eden raporlar gönderdik. Ama bunların hiçbirini göz önüne almadan bu yayını yaptı. Böyle bir yanlı yayın da Wall Street’ de olmuştu. Hatırlıyorsunuz. Tabii biz rekabette daha başka metodlar bekleriz. Bu tür metodlar hiç hoşumuza gitmez. Biz kendi işimize bakarız. THY’de çalışmayı beceremeyen bu arkadaşlar, birileri tarafından kullanılmıştır. Bu konuda yasal açıdan dosyayı inceliyoruz” dedi.

Hamdi Topçu bir gazetecinin, “Boeing 787 veya Airbus A380 tipi büyük gövdeli uçak alımını düşünüyor musunuz?” sorusuna ise, şu cevabı verdi:

“Avrupa’da ve dünyada global krizin sesleri duyuluyor. Biz de bu sesleri duyarak ve şirketimizin gücünü de göz önüne alarak daha da güçlü olmak için nasıl bir tavır alırız. Onun politikasını belirleme içersindeyiz. Durumu değerlendireceğiz. Yönetim kurulumuz değerlendirecektir. Hem uçak alımı olabilir. Tabii uçak alımı devam edecektir. Çünkü dönemi biten uçakları ya satıyorsunuz ya da geri veriyorsunuz. Bunların yerine yenileri gelecektir. Ama şu anda yönetim kurulu, havacılık sektörünü takip ederek pozisyonunu belirliyor. Önümüzdeki günlerde bir karar alınırsa bunları sizlerle paylaşırız.”

SERİNİN ÖZELLİKLERİ

Boeing 737-900ER serisinin özeliklleri şöyle: Yolcu kapasitesi tek sınıfta 220, uzunluk 42,1 metre, kanat açıklığı 35,7 metre, yüksekliği 12,5 metre, gövde genişliği 3,76 metre, kabin genişliği 3,54 metre, kargo kapasitesi 52.5 m3, seyir hızı 823 kilometre, maksimum yüklü menzili 5 bin 925 kilometre. – İstanbul / Bakırköy

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Döviz Fiyatları gunluk

Döviz Fiyatları

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Gunluk Altin Fiyatlari

Altın Fiyatları

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Adnan Menderes

Ali Adnan Ertekin Menderes (1899; Çakırbeyli, Aydın – 17 Eylül 1961; İmralı, Bursa), 1950-1960 yılları arasında başbakanlık yapmış, İstiklal Madalyası sahibi Türk siyasetçi ve hukukçu.

Serbest Cumhuriyet Fırkası, Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti’de siyaset yapan Menderes, 27 Mayıs darbesi’nin ardından, 17 Eylül 1961 tarihinde asılarak idam edildi.[1] Türkiye Büyük Millet Meclisi 1990 yılında çıkardığı yasayla, Menderes ve onunla beraber idam edilenlere itibarlarını iade etti.

Çocukluk ve gençlik yılları

1899′da, Aydınlı toprak ağası varlıklı bir çiftçinin oğlu olarak doğdu. Doğduğu yere ait bilgi Aydın’da doğduğu ile ilgilidir; ancak nüfus cüzdanında İzmir geçer ve bir mitinginde İzmirliler için “değerli hemşehrilerim” diye hitap etmiştir; ancak bunun miting hitap şekli olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Kırım Tatarı asıllı olan büyük babası Hacı Ali Paşa Konya’dan Tire taraflarına göç etmiştir[2] İbrahim Ethem Bey’le, Tevfika Hanım’ın oğludur. Kızkardeşi Melike küçük yaşta ölmüştür. I. Dünya Savaşı öncesinde önce Karşıyaka’da forvet, daha sonra Altay’da kalecilik olmak üzere futbol oynadı. İlkokuldan sonra, İzmir Amerikan Koleji’nden mezun oldu. I. Dünya Savaşı’nda yedeksubay eğitimi gördü, fakat zehirli sıtma hastalığına yakalandığı için cepheye gidemedi. Kurtuluş Savaşı’na katıldı ve İstiklal Madalyası aldı.[3] İzmir’in ünlü ailelerinden, Evliyazade Fatma Berin Hanım (1905 – 22 Nisan 1994)’la evlenmiş, ondan Yüksel, Mutlu, Aydın olmak üzere üç oğlu olmuştur.

Milletvekili seçildikten sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam etti ve 1935 yılında mezun oldu.

Siyasi hayatı

Cumhuriyet Halk Partisi dönemi

Aydın’da, 1930′da, kısa süreli Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın bir kolunu organize etti. Partinin kendini feshetmesinden sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçti. Daha sonra 1931 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Aydın milletvekili seçildi.[4] Atatürk’ün ölümünden sonra İnönü CHP’nin başına geçince İnönü’nün bütün üretim araçlarını devletleştirme faaliyetlerine karşı çıktı. Menderes en sert çıkışını ise “çiftçiyi topraklandırma yasası” görüşülürken yaptı. Mevcut tasarı’nın 6. maddesi devlet elindeki topraklarla birlikte o bölgedeki toprak ağalarının elindeki toprakların tarıma elverişli yerlerde 5.000 dekardan elverişsiz yerlerde ise 2.000 dekardan fazlasının kamulaştırılıp köylüye dağıtılmasını öngörüyordu. Menderes (Menderes’ in kendisi de bir toprak ağasıydı. Aydın’daki 30.000 dönümlük Çakırbeyli Çiftliği Menderes’ e dedesinden kalmıştı.) ve diğer bazı milletvekilleri, özel mülkiyete tecavüz edilmek istendiğini belirterek bu tasarıya karşı çıktılar. Bu tasarı üzerine Menderes, Türkiye’de zaten tüm arazilerin %70′ten fazlasının Devletin mülkiyetinde olduğunu ve İsmet Paşa’nın geriye kalan özel mülkleri de devletleştirerek Sovyetler Birliğindeki gibi tarımı kolhozlaştırmak istediğini açıklayarak üç arkadaşıyla birlikte Dörtlü Takriri verdi.[kaynak belirtilmeli] Dörtlü takrir olayı ve parti içi muhalefetten dolayı 1945 yılında CHP’den ihraç edildi.

Demokrat Parti dönemi

7 Aralık 1945′te, CHP’den birlikte ihraç edildikleri arkadaşları Celâl Bayar, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan ile Demokrat Parti’yi kurdu. 1947′de yapılması gereken seçimler CHP tarafından bir yıl öne alındı.[5] Bu seçimleri CHP %85 oy oranı ile kazandığını ilan etti ancak seçimlerde “açık oy – gizli tasnif” usulü uygulandığı için seçimlerin şaibeli olduğu iddia edildi.[6] 1946 seçimlerinden sonra muhalefet ve iktidarın arasında şiddetli kavgalar görülmeye başladı. DP ve CHP’nin arası günden güne açılıyordu. Ancak cumhurbaşkanı İsmet İnönü, 12 Temmuz 1947′de yayımladığı 12 Temmuz Beyannamesi ile CHP içindeki sertlik yanlılarını durdurdu. Muhalefete karşı sert bir tutum takınan başbakan Recep Peker istifa etti. Demokrat Parti genel başkanı Celal Bayar da, dönemin “Milli Şef”i İsmet İnönü’nün demokratik seçimlere izin vermesini sağlamak için “Devr-i Sabık yaratmayacağız” dedi (yani iktidara geldikten sonra yapılan yanlışların ve yolsuzlukların hesabını sormayacağız). Bunun üzerine bazı DPliler partilerinden istifa ederek, 19 Temmuz 1948′de Mareşal Fevzi Çakmak önderliğinde, Osman Bölükbaşı ile birlikte Millet Partisi’ni kurdular.

1950 yılında seçimlerden önce Seçim Yasası da değiştirilerek seçimlerde yargı güvencesi ve “gizli oy – açık tasnif” sistemi getirildi.[7] 14 Mayıs 1950′de yapılan Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk demokratik seçimlerinde DP %52.7, CHP ise %39.4 oy aldı.[8] DP 13 puan farkla kazanmıştı ancak seçimde kullanılan çoğunluk sistemi nedeniyle DP 420, CHP ise sadece 63 milletvekili çıkardı. TBMM başkanlığına Refik Koraltan, cumhurbaşkanlığına DP genel başkanı Celâl Bayar seçildi. Yeni cumhurbaşkanı Celâl Bayar Menderes’i başbakan olarak görevlendi. Aslında pek çok kişi bu görev için Fuad Köprülü’nün getirilmesini bekliyordu[9]. Yeni hükümet 22 Mayıs’ta göreve başladı. Köprülü bu kabinede dışişleri bakanı oldu. Adnan Menderes’in 10 yıllık başbakanlık döneminde Türk iç ve dış politikasında büyük değişimler oldu. 1. Menderes Hükümetinin ilk icraatı fazla masraf olduğu gerekçesiyle devlete ait otomobilleri satmak oldu. Menderes döneminde, paralara mevcut cumhurbaşkanının resminin basılması uygulamasını kaldırılmış, tekrar ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün resimleri basılmaya başlanmıştır.[10]

Daha sonra, o döneme kadar Türkçe okunan ezanın Arapça okunması serbest bırakıldı. Yeni kurulan DP hükûmeti, 6 Haziran 1950′de, askeri darbe planladıkları[11] gerekçesiyle başta Genelkurmay Başkanı Nafiz Gürman olmak üzere bütün üst komuta kademesi dahil olmak üzere 15 general ve 150 albayı re’sen emekliye sevk etti.[12]

1951 yılında Menderes hükümeti Türkiye’nin Kore Savaşı’nda Birleşmiş Milletler kuvvetlerine Türk Tugayı ile katılmasına karar vererek CHPliler tarafından çok tartışılan bir karara imza attı. Bu, aslında Türkiye’nin Soğuk Savaş’ta Batı Bloğu tarafında yer aldığını göstermek için yaptığı bir siyasi manevraydı. [kaynak belirtilmeli] Bunun neticesinde, Türkiye 1952′de NATO’ya tam üye olarak kabul edildi. Aynı yıl NATO’nun isteği üzerine komünizme karşı gayri-nizamı harp yapacak Seferberlik Tetkik Kurulu, daha sonraki adıyla Özel Harp Dairesi kuruldu.

1953 yılında CHP’nin tek-parti iktidarı sırasında edindiği malları haczedildi ve hazineye aktarıldı. Halkevleri kapatıldı ve Köy Enstitüleri Öğretmen Okullarına dönüştürüldü.[13]

1950-1954 yıllarında Türkiye ekonomide kalkınma dönemine girdi. Bu dönemde serbest piyasa ekonomisine geçişe hız verildi. Yabancılara petrol arama ve çıkarma izni verildi. Yabancı sermayeyi teşvik yasası çıkarıldı. Gelen krediler özellikle tarım alanında kullanmaya başlandı. Tarımda makineleşme çalışmaları yoğunlaştırıldı. Marshall Planı’nın da katkısıyla ülkede yeni sanayi tesisleri kuruldu. 1954 yılında Türkiye Vakıflar Bankası kuruldu. Bu dönemde Türkiye’nin gayri safi milli hasılası yılda ortalama %9 oranında büyüdü.

2 Mayıs 1954 tarihinde yapılan seçimlerde DP büyük bir zafer kazandı. Oyların % 57′sini alarak iktidarını tek başına devam ettirdi. Bu oy oranı, 150 yıldan beri fasılalarla batılılaşmaya, modernleşmeye ve demokrasiyi uygulamaya çalışan Türkiye tarihinde demokratik bir seçimde bir siyasi parti tarafından ulaşılan en yüksek orandı ve bir daha da bu orana ulaşılamadı. DP 502, CHP %35,9 oy oranı ile 31, CMP %4 oy oranı ile 5, bağımsızlar 3 milletvekili çıkardı. 17 Mayıs’ta Menderes 3. kabinesini açıkladı. Bu kez kendisine daha yakın isimleri bakan olarak seçmişti çünkü önceki 4 yıl içinde İçişleri Bakanı 5, İşletmeler Bakanı 5, Çalışma Bakanı 5, Ulaştırma Bakanı 4, Gümrük ve Tekel Bakanı 4 kez değişmişti.

1955 yılında ekonomide tıkanmalar başlamıştı. Dış borçlar giderek artıyordu, ödeme dengesi bozulmuştu, döviz girişi yeterli değildi. Bu durum ülkede çeşitli sıkıntılara neden olmaya başladı. DP meclis grubunda ekonomik gelişmeler nedeniyle huzursuzluk giderek artıyordu. Yine bu dönemde Birleşik Krallık’ın, egemenliği altında bulunan Kıbrıs’tan yeni düzenlemeler yaparak çekilmek istemesi üzerine 29 Ağustos 1955′de Londra’da Yunanistan, Birleşik Krallık ve Türkiye arasında 3′lü görüşmeler başladı. Görüşmelerin 1. turunda hiçbir sonuç alınamadı. Yunanistan adanın kendi kaderini kendisinin belirlemesi gerektiğini, Birleşik Krallık 3′lü bir askeri yönetimi, Türkiye ise statüko bozulacaksa adanın kendisine verilmesini istiyordu.

Bu arada Kıbrıs’ta 1 Nisan 1955′te faaliyete geçen ve Kıbrıslı Türklere saldırmaya başlayan, Türk köylerini yakıp yıkan, EOKA’ya karşı, Türk halkının savunmasını yapacak bir örgütlenme ihtiyacı duyan Kıbrıs Türkleri, çeşitli küçük mukavemet grupları oluşturmuştu. 27 Temmuz 1957′de Adnan Menderes’in talimatı ile Hariciye Vekili (Dışişleri Bakanı) Fatin Rüştü Zorlu ve Korgeneral Daniş Karabelen’in önderliğinde Rıza Vuruşkan, Burhan Nalbantoğlu, Rauf Denktaş ve Kemal Tanrısevdi tarafından Lefkoşa’da Türk Mukavemet Teşkilatı kuruldu. Menderes tarafından örtülü ödenekten finanse edilen TMT,[kaynak belirtilmeli] küçük grupları birleştirerek, tüm Kıbrıs adasına yaygın, her Türk köyünde varlık gösteren, Rumların EOKA örgütüne karşı çarpışan güçlü bir mukavemet teşkilatı olmuştur.

6-7 Eylül Olayları

Ana madde: 6-7 Eylül Olayları

Kıbrıs konusunda Londra’da ikinci tur görüşmeler yapılırken 6 Eylül 1955 gecesi İstanbul’da bazı gazetelerin Selanik’te Atatürk’ün evine bomba atıldığını yazması üzerine azınlıklara karşı olaylar çıktı. Ağırlıklı olarak Rumlara karşı yönelen olaylarda 73 kilise, 8 ayazma, 1 havra, 2 manastır, 4.340 dükkân, 110 otel ve lokanta, 21 fabrika ve 3.600 ev saldırıya uğradı, 1 papaz olaylar sırasında öldürüldü[14]. Tarihe 6-7 Eylül Olayları olarak geçen bu olaylar sebebiyle TBMM olağanüstü toplandı. DP İstanbul milletvekili Aleksandros Hacopulos Olayların oluş şekli tertip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. dedi ve kolluk kuvvetlerin olaylar sırasında gösterdiği kayıtsızlığa dikkat çekti. Bunun üzerine hükümet adına konuşan Başbakan yardımcısı Fuad Köprülü hükümetin olaylardan haberi olduğunu ancak gün ve saatinin muayyen olmadığını açıkladı. Bugün hâlâ 6-7 Eylül Olayları’nın DP hükümeti-Özel Harp emri ve bilgisi dahilinde bir tertip olduğu, çeşitli çevrelerce ve Özel Harp Dairesi eski başkanlarından Em. Org. Sabri Yirmibeşoğlu tarafından da doğrulanmaktadır.[15]

6-7 Eylül Olayları sonrasında bazı milletvekillerinin ceza yasasına ispat hakkı getirilmesini istemesi kargaşaya yol açtı. Hükümetin karşı çıktığı yasa tasarısının kabulü için çalışan 9 milletvekili DP’den ihraç edildi. Bunun üzerine 10 milletvekili de DP’den istifa etti. 15 Ekim 1955′te DP büyük kongresi yapıldı ve Menderes tekrar genel başkan seçildi. 22 Kasım 1955′te toplanan DP Meclis Grubu izlenen ekonomi politikaları ile ilgili gensoru açılmasını kabul etti. 29 Kasım’da grup tekrar topladı. Toplantıda meclis grubunun istifa baskılarına dayanamayan Ticaret ve Ekonomi Bakanı Sıtkı Yırcalı ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan istifa etti. Grup daha sonra kürsüye Fatin Rüştü Zorlu’yu çağırdı ve Döviz Komitesi üyesi de olan Dışişleri Bakanı’nın bütün görevlerinden istifa etmesi için tempo tutmaya başladı. Bunun üzerine Fatin Rüştü Zorlu bütün görevlerinden istifa etti. Daha sonra Menderes’i alkışlarla karşılayan grup 3 bakanı indirdikten sonra güvenoyu verdi. Aralarında Hüsamettin Cindoruk’un da bulunduğu, DP’den istifa edenler 20 Aralık 1955′te siyasal alanda liberal, iktisadi anlamda devletçi Hürriyet Partisi’ni (HP) kurdu. Mecliste siyaset sertleşmeye başlamıştı. 7 Eylül 1957′de Fuad Köprülü DP’den istifa etti. Hükümet seçimleri bir yıl erkene aldı, Seçim Yasası’nı değiştirerek seçimlerde partilerin ittifak yapmasını önleyecek maddeler ve partisinden istifa eden bir kişinin 6 ay geçmeden başka bir partiden milletvekili seçilmesini engelleyecek bir madde ekledi. Basın bu maddeye “Köprülü Maddesi” adını taktı. 27 Ekim 1957′de seçimler yapıldı. DP %48 oy alarak 424 milletvekili çıkardı. CHP % 41 oy oranı ile 186, HP ve CKMP ise 4′er milletvekili ile meclise girdi. Bu durumda muhalefet %52 oy oranı ile 178 sandalye, DP ise %48 oy oranı ile ile 424 sandalye almış oluyordu. Bu yüzden muhalefet azınlık iktidarı deyimini kullanmaya başladı.

Menderes 1957 seçimlerinden sonra İstanbul’da imar çalışmalarına ağırlık verdi ve Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Vatan Caddesi, Millet Caddesi ve Edirne Asfaltı (şimdiki E-5 otoyolu) yollarını açtı. Bu arada, en ileri teknolojilerin Türkiye’ye getirilmesi ve yeni nesillere öğretilmesi için Amerikan Ford Vakfı’nın yardımıyla Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ni, Trabzon’da da Karadeniz Teknik Üniversitesini kurdu.[16] Böylece, 1776 yılında Padişah I. Abdülhamit tarafından “Mühendishane-i Bahr-i Hümayun” adıyla kurulan İstanbul Teknik Üniversitesinden 180 sene sonra Türkiye’de iki tane daha teknik üniversite kurulmuş oldu.

Uçak kazası

Ana madde: 17 Şubat 1959 Türk Hava Yolları Londra kazası

17 Şubat 1959′da Kıbrıs konusunda Yunanistan’la imzalanan ikili antlaşmanın ardından üçlü görüşmeler için Birleşik Krallık’a giden Menderes’in, uçağının Londra Gatwick Havalimanı yakınlarında alçalırken düşüp parçalanmasına karşın kazadan yara almadan kurtulması ise muhalefetle kısa süreli bir yumuşamaya yol açtı.[17][18][19]

1959 yılında Menderes Hükümeti’nin ortaklık anlaşmasını imzalamasıyla Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.

Ekonomi politikaları

Menderes iktidarlarının önceki döneminde alınan borçların geri ödenememesi ve dış ticaret açığının çok artması yüzünden 1958 yılından itibaren Türkiye ekonomisi zorluklar yaşamaya başladı. Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranlı devaülasyonu yapıldı, dolar 2 liradan 9 liraya çıkarıldı. Türkiye 600 milyon dolar dış borcunu ödeyemeyeceğini açıklayarak moratoryum (borçların ödenemeyeceği ve yeni bir ödeme planına bağlanması ilanı) ilan etti ve IMF ilk stand-by anlaşması imzalandı.[20][21]. Menderes, liberal ve dışa açık bir iktisat görüşüne sahipti, özel girişime geçmiş iktidarlara göre daha fazla serbesti tanıdı. Ekonomik girişimleri önceleri toplumun yoksul kesimini mutlu etti, ancak uzun vadede ekonominin dengesi bozuldu, aşırı dış alıma sebep oldu. Sanayileşme ve ekonomik gelişmeyle birlikte kırsal kesimden İstanbul gibi büyük şehirlere göç hızlandı. Bu yüzden büyük şehirlerde ilk gecekondu mahalleleri oluşmaya başladı. Menderes, en çok eleştiriyi, dışa bağımlılık politikaları yüzünden almıştır. Tek parti döneminde kurulan bazı traktör ve basma fabrikaları Menderes döneminde özelleştirildi veya ekonomik olmadıkları için kapatıldı. Nuri Demirağ tarafından kurulduktan sonra İsmet İnönü tarafından devletleştirme kapsamına alınan uçak ve uçak motoru fabrikaları, Eskişehir tank fabrikası ve Kırıkkale silah fabrikası Menderes döneminde NATO standartlarına uymadıkları gerekçisiyle kapatıldılar.[kaynak belirtilmeli] Nuri Demirağ, THK aleyhine açtığı davasını kaybettikten sonra, Türkiye’de adalet kavramının gelişmesi için tek-parti diktatörlüğünün devrilerek çok-partili demokratik düzenin getirilmesi gerektiğine inanmıştı. Bu düşünceyle siyasete atıldı. 1945 yılında Türkiye’nin ilk muhalafet partisi olan Milli Kalkınma Partisi’ni kurdu. Parti, 1946 ve 1950 seçimlerinde meclise giremedi. 1954 seçimlerinde Demokrat Parti’den adaylığını koydu, Sivas milletvekili oldu.

1930′ların sonlarında başlatılan Banknot Matbaası kurma işi İkinci Dünya Savaşı nedeniyle aksadı; ancak 1951 yılında kuruluş süreci yeniden başlatıldı ve 1958 yılında Ankara’da Banknot Matbaası kurularak, ilk banknotların Birleşik Krallık’ta basılmaya başlanmasından 120 sene sonra Türkiye Cumhuriyeti banknotlarının artık Türkiye’de basılması sağlandı.[22]

Menderes’in Başbakan olarak tek başına iktidarda bulunduğu 1950-1960 döneminde Türkiye ekonomisi ortalama yıllık %7.8 oranında büyüdü ve Türkiye’nin GSMH’si Dünya toplamının binde 6.43′ünden, binde 7.52′sine yükseldi.[23]

Din ve laiklik politikası

Menderes’in iktidarı döneminde, İnönü döneminden beri Türkçe okunan ezan, yeniden Arapça okunmaya başladı. İlk olarak CHP hükümetinin 1948′de kurduğu imam hatip kursları imam hatip liselerine dönüştürüldü, bunların sayıları arttı.[kaynak belirtilmeli]

Menderes’in 1957 seçimleri öncesinde bazı bakanlarıyla beraber Said Nursi’yi ziyarete gitmesi gibi olaylar, bazı çevreler tarafından irticayı hortlatmakla ve oy avcılığıyla suçlandı. Bazı çevreler ise Türkiye’nin dış politikada daima NATO ile birlikte hareket etmesini eleştirerek, Cezayir kurtuluş savaşı sırasında Fransa’yı desteklemesini yanlış bulmuşlardır.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Hasan Yılmaz

20111222-233330.jpg

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Acıpayam

Acıpayam

20111222-232323.jpg

Posted in Acıpayam | Tagged | Leave a comment

Acipayam.biz e Hos geldiniz!

Hayirli paslasimlar .Tr

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Acıpayam’da Şap Tedbiri

Acıpayam’da Şap Tedbiri
Haber Yayın Tarihi : 19.12.2011 20:20
Anadolu Ajansı

Denizli’nin Acıpayam ilçesinde hayvan pazarı, çevre illerden getirilen hayvanlardan şap hastalığı bulaşma riski nedeniyle kapatıldı.

Acıpayam Kaymakamı Uğur Kalkar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Acıpayam hayvan pazarının İlçe Hayvan Sağlığı Zabıtası tarafından, çevre illerde görülen şap hastalığı nedeniyle tedbir amacıyla kapatıldığını söyledi.

Acıpayam’da şap hastalığına bağlı karantina uygulanan yerin olmadığını da belirten Kalkar, “Acıpayam hayvan pazarı, şap hastalığı görülen yerlerden ilçeye hastalıklı hayvan girişini engellemek için tedbir amaçlı kapatıldı. Çevredeki şap hastalığı görülen yerler kontrol altına alınıncaya kadar ilçe hayvan pazarı kapalı kalacak” dedi.

Posted in Acıpayam, Denizli, Tarım | Leave a comment