Günlük 63 Litre Süt Veren İnek İlgi Odağı Oldu

Konya Åžeker’e Ait Dana KreÅŸi’nde ‘Gözde’ İsimli İnek Günlük 63 Litre Süt Vermesi İlgi Odağı Oldu.

Konya Åžeker’e ait Dana KreÅŸi’nde ‘Gözde’ isimli inek günlük 63 litre süt vermesi ilgi odağı oldu. Dört yıl önce kreÅŸe alınan ineÄŸin ilk süt veriminin ise 28,85 litre olduÄŸu açıklandı.

Anadolu Birlik Holding bünyesindeki dana kreÅŸte bulunan Gözde isimli inek, süt verim rekoru kırdı. Çumra Patates ve Zirai Ürünler Pazarlama AÅž (ÇUMPAÅž) Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Dede Ülker, kreÅŸe 4 yıl önce alınan ‘Gözde’ ismindeki ineÄŸin her doÄŸumda süt veriminin katlanarak arttığını söyledi. İneÄŸin, ilk doÄŸumunu 2007 yılında yaptığı bilgisini veren Ülker, o dönemdeki süt veriminin günlük 28,85 litre olduÄŸunu kaydetti.

Holstein ırkı ineÄŸin, 2008 yılındaki en yüksek veriminin 43,55 litreye, 2009 yılında ise 49,40 litreye çıktığını dile getiren BaÅŸkan Ülker, “Gözde bizim kreÅŸimizin yıldızı. 12 Aralık 2010′da yaptığı doÄŸumdan bu yana geçen bir buçuk aylık sürede, günlük ortalama süt verimi 60,4 litre olarak gerçekleÅŸti. 12 Ocak 2011 tarihindeki sağımda 63,2 litre süt verdi. Bu süt verimi bölgemiz ölçeÄŸinde karşılaÅŸtığımız bir durum deÄŸil. ÇiftliÄŸimiz, süt verimi açısından Konya’da bir rekora imza attı.” diye konuÅŸtu.

Dede Ülker, bazı çiftçilerin 3-5 hayvanlık ahırda yapılan besicilikle verim almaya çalıştığını söyledi. Bu tür bir hayvancılığın aileyi geçindirmekten öteye gitmeyeceÄŸini kaydeden Ülker, “Bakımı iyi yapılan sadece bir inekten bu kadar verim alınabiliyor. Aynı ırk, aynı yaÅŸta ineÄŸi olan üreticilerimiz, verim açısından karşılaÅŸtırma yapmalılar. İyi bakımın farkı ÅŸudur; geleneksel süt hayvancılığında aldığınız süt parası masrafları ya karşılar ya karşılamaz. Bölgemizdeki süt verimi ortalaması günlük yaklaşık 15-20 litre civarında. Dana KreÅŸindeki randımana oturttuÄŸumuz saÄŸmal ineklerin ortalaması ise 37-38 litre civarındadır.” ifadelerini kullandı.

Posted in Konya, Tarım, Türkiye | Tagged , , , , | Leave a comment

Koç Ata Kapanıyor

Koç Ata Kapanıyor

15 Ocak 2011 Saat 11:41
Banvit’ten sonra Koç Holding’in Åžanlıurfa’da kurulu çiftliÄŸi Harranova da besicilikten çekilme kararı aldığını açıkladı. Çiftlik kesilenin yerine yeni hayvan almayacak.

Dünya Gazetesi’nden Ali Ekber YILDIRIM’ın haberine göre, besicilikte Yaprak Dökümü yaÅŸanıyor. Türkiye’nin en büyük besi iÅŸletmesi Banvit’ten sonra Koç Grubu’nun Harranova Besi İşletmesi de mevcut hayvanlarını sattıktan sonra sektörden çekilmeye karar verdi.

Yıllık 13 bin 250 büyükbaÅŸ kapasiteli Harranova iÅŸletmesinde halen 8 bin baÅŸ hayvan beside. Bu hayvanlar besi süresini tamamlayıp kesildikten sonra yerine yeni hayvan alınmayacak. Besicilik bitti diyen Harranova AÅž Besi İşletmesi Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Güçlü Toker, konuya iliÅŸkin olarak DÜNYA’ya ÅŸu bilgileri verdi: Banvit gibi biz de çiftliÄŸimize yeni besi hayvanı almıyoruz, alamıyoruz.

Çünkü, bugünkü ithalat politikasıyla besi hayvanı almak demek yüzde 30-50 zarar etmek demek. Piyasada ithal karkas etin kilosu 10-12 liradan satılırken bizim besicilik yapmamız olanaksız. İthal edilen besi hayvanının canlı olarak kilosu 7.5-8 liradan alınsa bile besi sonrası 10-11 liraya mal edilemiyor. En az 13-14 liraya geliyor. İthal karkas etin kilosu 10- 12 liradan satıldığına göre besicilikten para kazanmak mümkün mü? İster yerli besi hayvanı alın, isterse ithal alın, maliyetiniz karkas etin üstünde kalıyor. Bir de risk alarak bu hayvanları besliyorsunuz. Besi yapanlar piyasa koşullarına göre yüzde 30 ile yüzde 50 oranında zarar ediyor. Hiç kimse zararına bu işi yapmaz. Bu nedenle uygulanan ithalat politikası ile besicilik bitti.

Krediyle yatırım yapan zarar edecek

Besiciliğin yapılamaz hale geldiği bir dönemde sıfır faizli kredi vermenin de anlamı olmadığını vurgulayan Toker, önlem alınmazsa krediyle yatırım yapanların büyük zarara uğrayacağını söyledi. Hayvancılığa verilen sıfır faizli kredinin 3 milyar liraya ulaştığını hatırlatan Güçlü Toker, Bu şartlarda kredi vererekyatırım yaptırmak ne kadar mantıklı? Yatırım maliyetini bir yana bırakalım. Yeni yatırım yapanlar para verip hayvan alacak.

Aldığı hayvanı besleyecek ve piyasada satacak. Bundan zarar ederse geri ödemesini nasıl yapacak? Yeni hayvan nasıl alacak? Hesap ortada. Piyasada 10 liradan et satılırken besicilik yaparak para kazanmak mümkün değil. Kredi alanları uyarmak gerekir. Bu işten para kazanmanız mümkün değil. Bizim gibi büyük işletmeler sürdüremezken küçük işletmelerin besicilik yapması mümkün değil diye konuştu.

Sütçüler de olumsuz etkilenecek Besicilikte yaÅŸanan sıkıntıların süt, tavuk ve yem sektörünü de doÄŸrudan etkileyeceÄŸini anlatan Güçlü Toker, Süt hayvancılığı yapanların gelirinin ortalama yüzde 15′i buzağı satışından geliyor. Besiciler bu iÅŸi bırakırsa buzağı fiyatı düşer ve sütçülerin gelirinde ciddi azalma olur. Yem tüketimi azalacağı için yem sektörü etkilenir. Tavukçuluk sektörü de olumsuz etkilenir. Yerli üretimi bir yana bırakarak 10 liradan ithal et satarsanız tavuk etinin de fiyatı düşer ve sektör olumsuz etkilenir görüşünü dile getirdi.

Kayhan: 2011 zor geçecekYakın zamanda Türkiye’nin ISO 22000 Gıda GüvenliÄŸi Yönetim Sistem Belgesi’ni alan ilk çiftlik olan Efeler ÇiftliÄŸi’nin yöneticisi SöktaÅŸ Yönetim Kurulu BaÅŸkan Yardımcısı Hilmi Kayhan, besi iÅŸletmelerinin havlu atması ile buzağı satış fiyatının düşeceÄŸini belirterek DÜNYA’ya ÅŸu bilgileri verdi:

Dünyada gıda ve yem fiyatlarında bir artış trendi var. Hammadde fiyatı artarken bir yandan da içerdeki koruma devam ediyor. Bu nedenle hammaddeyi iki misli fiyata alıyoruz. Yonca bulamıyoruz, soya üretimi yetersiz. Soya, mısır, arpa gibi temel hammaddeleri pahalıya alırken çiÄŸ süt fiyatında bir artış yok. Buzağı satışından da kayıplarımız olursa, ki bu ÅŸartlarda öyle olacağı görünüyor, süt sektörü de bu geliÅŸmelerden olumsuz etkilenecektir. Ben 2011′i bu anlamda hiç iyi görmüyorum. Zor günler bizi bekliyor.

Harranova 2000 yılında faaliyete geçmişti

Harranova, Türkiye’de 10 bin başın üzerinde kurulan ilk büyük iÅŸletme. Koç Holding AÅž ve Ata İnÅŸaat Sanayi ve Ticaret AÅž IPC kuruluÅŸu tarafından 1998 yılında projelendirilen Harranova iÅŸletmesi, Türkiye’nin en büyük hayvancılık iÅŸletmesi olarak Åžanlıurfa’da 2000 yılında faaliyete geçti. Daha sonra Sancak Grubu’nun da ortak olması ile iÅŸletme Koç-Ata-Sancak olarak faaliyetini sürdürdü. 2006 yılında Ata ve Sancak grupları hisselerin tamamını Koç TopluluÄŸu’na devrettikten sonra ÅŸirket unvanı Harranova Besi ve Tarım Ürünleri AÅž olarak deÄŸiÅŸtirildi.

Harranova AÅž Besi İşletmesi’nin 13 bin 250 büyükbaÅŸ hayvan kapasiteli. İşletmede besiye alınan hayvan ırkları ağırlıklı olarak Holstein, Montofon, Simmental ve bu ırkların melezleridir. Ortalama 280 gün besi süresi uygulanıyor. Besi süresi tamamlanan hayvanlar, iÅŸletme bünyesinde bulunan kesimhanede kesiliyor. Harranova AÅž Besi İşletmesi içinde yer alan Et Üretim Tesisi, 4 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteriyor. Tesis saatte 40 adet büyükbaÅŸ kesim kapasitesine sahip. Harranova çiftliÄŸinde halen beside 8 bin büyükbaÅŸ hayvan var.

Posted in Finans, Sanliurfa, Tarım, Türkiye | Leave a comment

Banvit’ten Sitem Dolu Açıklama

10 LİRALIK İTHAL ET İLE 15 LİRALIK YERLİ ÜRETİMİN BAÅž EDEBİLMESİNİN İMKANSIZLIÄžI ORTADA”

Balıkesir’in Bandırma İlçesi’nde üretim yapan ve dün besicilikten çekildiÄŸini açıklayan Banvit Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Ömer Görener, bu konumda olan birçok üreticinin bulunduÄŸunu belirterek, “Maliyetlerimiz 15-16 lira arasında, ithal ürün ise ülkeye 10 lira civarında giriyor. Yani 10 liralık ithal et ile 15 liralık yerli üretimin baÅŸ edebilmesinin imkansızlığı ortada. Biz de normal bir üretici gibi damızlık üretimimizi durdurma kararı aldık” dedi.

Bandırma’da basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Banvit Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Ömer Görener, besicilikte istihdam edilen personelin iÅŸten çıkarılmasının bu gün itibariyle söz konusu olamadığını belirterek, öBizimle beraber çalışan arkadaÅŸlarımızı çıkartmak gibi bir düşüncemiz yok. Ancak onları bünyemizde istihdam etmeye devam edebileceÄŸiz. Peyderpey onları baÅŸka birimlere aktaracağız. Belki izne çıkarabiliriz ancak iÅŸten çıkarma söz konusu deÄŸilö dedi.

YETERLİ HAYVAN YOK

Tarım Bakanlığı’ndan beklentilerini tekrar dile getiren Görener, Türkiye’nin et ithalatının kaçınılmaz olduÄŸunu vurguladı. Görener şöyle devam etti: “İstiyoruz ki, bu içerideki maliyetleri gözeterek ithalat politikası izlensin. Türkiye’de yeteri kadar besi hayvanı yok. Her ne kadar bakanlık yetkilileri, aksine açıklamada bulunsa da ,bu kayıtlarda böyledir. Fziki olarak bu durumun böyle olmadığını ben iddia ederim”

Ülkede gelir seviyesinin yükselmesi ile birlikte kırmızı ete talebin de arttığını belirten Görener “Hal böyle iken bizim kırmızı et üretimimiz artması gerekirken artmıyor. Tam tersine geriliyor. SaÄŸmal inekler son yıllarda 6.5 milyondan 4.5 milyona gerilemiÅŸtir. Kaynak azalmıştır. bu doÄŸrultuda ithal etmemiz gerekiyor. Ancak et ithal ederken içerideki maliyetler göze almamız gerekir. Burada bir buzağının maliyeti bin 200-bin 300 lira iken Avrupa da bu rakam 300-400 lira tüm bunların göz önüne alınarak bir gümrükleme sistemi belirlenmesi gerekiyor. Adil olan budur.Aksi takdirde bu günkü ÅŸartlar altında ithalatçı kayrılıyor. Yerli üreticinin maliyeti 15- 16 lira ithalatçının maliyeti 10 lira. İthalatçıyı kayırıyorsunuz bu doÄŸru deÄŸil.”

“BİZ KIRMIZI ET SEKTÖRÜNDEN ÇEKİLMİYORUZ”

Banvit’in kırmızı et sektöründen çekilmediÄŸine iÅŸaret eden Ömer Görener “Bizim müşterilerimiz var. Yaptığımız satış var. Biz besi üretiminden çekiliyoruz kırmızı et için hayvan beslemeyeceÄŸiz artık. Peyderpey elimizdeki 21 bin büyük baÅŸ hayvanı elden çıkaracağız. Bu süreç 8-10 ay kadar sürecek. Ama bu müddet içerisinde ve ondan sonra sucuk salam üretmeye devam edeceÄŸiz. Elimizdeki hayvanları tükettikten sonra üretimimize büyük ihtimale bu rejim altında ithal hayvanlar ile devam edeceÄŸizö diye konuÅŸu.

Kırmızı et perakende piyasasına da deÄŸinen Görener “Her ne kadar market ve kasaplarda kırmızı etin düşmediÄŸi söylense de bu konuda bizim bakacağımız en önemli nokta kıyma fiyatlarıdır .DoÄŸrudur kıyma fiyatları çok fazla düşmüyor ama karkas fiyatlarında örnek verecek olursak 18 liradan ÅŸu sıralarda da 14 liraya yani maliyetlerinin altına indi. Bunun zaman içerisinde marketlere de yansıyacağını da düşünüyorum.12-13 liradan satılıyorsa bilin ki o, ithal etin ürünüdürö dedi.

Banvit’in kırmızı ete yatırımının 2007 yılına dayandığını belirten Ömer Görener, “Bu güne kadar olan yatırımlarının 25 milyon lira. Aynı zamanda iÅŸletme sermayesi olarak 65 milyon lira gibi bir paramız var. Yani toplam da kırmızı et için baÄŸlana para 90 milyon lira seviyelerinde. Damızlık üretiminden çekilmemiz sonrasında sürüyü satarak 65 milyon lira ÅŸirkete geri dönecek. Sonrasında kısmen kesim haneyi kullanacağız, çiftlikleri kiralayacağızö diye konuÅŸtu.

Posted in Uncategorized | Tagged , , , , , | Leave a comment